Background Image

Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü

Dünya Gıda Günü (16 Ekim 2023)

Birlemiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 16 Ekim 1945 yılında kurulmuştur. Bu nedenle her yıl 16 Ekim tarihinde  Dünya Gıda Günü kutlanmaktadır.

FAO amacı; açlığın son bulması ve herkesin kaliteli gıdaya düzenli ulaşıp sağlıklı beslenmenin sağlanmasıdır. FAO dünya nüfusunun yaklaşık %40‘ı sağlıklı beslenmediğini tespit etmiştir.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından Gıda İsrafı Endeksi Raporuna göre; Dünya’da üretilen gıdanın üçte biri israf edilmektedir. Gıdanın verimli kullanılması günümüzde en etkili yöntemdir. Bu amaçla; gıda sistemlerinin anlaşılması sağlanmalıdır.  Gıda Sistemleri: üretim, işleme, hazırlama, depolama, dağıtım, pazarlama, erişim, satın alma, tüketim, gıda kaybı ve israfın yanı sıra bu faaliyetlerin sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçları da dahil olmak üzere çıktılarını içeren karmaşık bir ağdır.

Gıda üretiminde sürdürülebilirlik gelecek nesillerin sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için şarttır. Yeterli, besleyici ve güvenli gıda herkes için erişilebilir olmalıdır. Bu nedenle “gıda okur yazarlığı” artırılmalıdır. Gıda okur yazarlığı; yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmeye yönelik uyumlu gıda alımını sağlamak için gıda sistemlerini kullanma, anlama ve uygulamayı içermektedir. 

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na (2018) göre;5 yaş altı çocukların %6’sı yaşına göre bodurluk,5 yaş altı çocukların %8 i aşırı kilolu bulunmuştur.

FAO Türkiye Gıda Okuryazarlığı Stratejisi ve Eylem Planı 2022-2028 çalışmaları kapsamında;

Sağlık kuruluşlarının rolü; obezite, hipertansiyon, kolesterol, akut yetersiz beslenme ve bodurluk üzerine çalışmalar yaparak bilinçli toplumlar oluşturmaktır. Aynı zamanda halk sağlığı sorunu olan mikro besin yetersizliğinin önüne geçmektir. Demir, D vitamini, folik asit vb. vitamin ve mineral tüketiminin sağlıklı oranlarda yapılmasını sağlamaktır. 

Ülkemizde İskemik Kalp Hastalığı, Serebrovasküler Hastalıklar ve Diyabet sağlık sorunlarında ön sıradadır. Sağlık sorunlarının azaltılması ve önlenmesi için aşırı yağ tüketimi, şeker tüketimi ve tuz tüketimi gibi nedenlere bağlı beslenme problemlerini değişikliğini sağlayabilmek bu gibi alışkanlıkların anne, çocuk ve okul çağı sürecinde özellikle ilkokul döneminden başlayarak yeni neslin alışkanlıklarını değiştirebilmek ve işlenmiş gıdalarda tüketici farkındalığı oluşturulması hayati öneme sahiptir.