Hayvanları Koruma Günü (04 Ekim 2023)
Hayvanları korumak ve onların da sahip olduğu haklara yönelik farkındalık yaratmak için 1931’den beri her yıl 4 Ekim’de bütün dünyada Hayvanları Koruma Günü kutlanmaktadır. Bugünün amacı evlerimizdeki, sokaklarımızdaki, köylerimizdeki ve doğal yaşam alanlarındaki hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmek, onları korumak ve onların bizler için önemini herkese hatırlatmaktır.
Hayvan dostları, ilk kez İngiltere’de 1822 yılında; hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını, daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği’ni kurdular. Aynı amaç çerçevesinde hareket eden dernekler birleşerek Hollanda’nın idari başkenti Lahey’de, Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluşturdular.
1931 yılında İtalya’ nın Floransa kentinde toplanan bu kuruluş dünya üzerinde yok olma tehdidi altında bulunan hayvan türlerine dikkat çekmek üzere 04 Ekim’i “Hayvanları Koruma Günü” olarak ilan etti.
15 Ekim 1978’de Paris UNESCO evinde ilan edilen ve tüm dünya halkına beyan edilen “Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi” yasal bir bağlayıcılığı olmayan yalnızca tüm dünyanın manevi olarak uyum sağlaması beklenen bir metindir. “Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi” hayvanların da insanlar gibi birer canlı olduklarını, hissedebildiklerini, bazı duyguları insanlar gibi yaşayabildiklerini, kısmen de olsa bilinçli varlıklar olduklarını ve en önemlisi de hayvanların hakları olduğunu belirten ilk uluslararası belgedir. Ancak bu bildirge devletler tarafından imzalanan bir sözleşme olmadığından hukuki bir bağlayıcılığı yoktur. Bu bildirge, 1989 yılında Hayvan Hakları Federasyonu tarafından tekrar düzenlenerek 1990 yılında UNESCO Genel Direktörü’ ne sunulmuş ve aynı zamanda halka açıklanmış olup, güncellenen metin toplam 14 maddeden oluşmaktadır.
Osmanlı Devleti’nde XIX. yüzyılın son çeyreğinde gelişen yeni şehircilik anlayışı, sokak hayvanlarına yönelik ilk itlaf politikasını da beraberinde getirmiş; II. Meşrutiyet’in ilanının ardından İstanbul sokaklarından toplatılan köpekler, Hayırsız Ada olarak bilinen Sivri Ada’ya gönderilerek ölüme terk edilmiştir. Bu olay, ülkede hayvanları korumaya yönelik ilk sivil toplum örgütlerinin kuruluş fikrini gündeme getirirken, hayvanlara karşı gerçekleştirilen benzer olayların devam etmesi, hayvanseverler tarafından büyük tepki ile karşılanmıştır. Türkiye’de hayvanların korunmasına yönelik ilk dernek olan “İstanbul Himâye-i Hayvânât Cemiyeti”, son dönem Osmanlı tarihinde önemli roller oynayan askeri ve sivil bürokratlar öncülüğünde 1912 yılında kurulmuştur. Ancak I. Dünya Savaşının patlak vermesi nedeniyle, 1914 yılında Derneğin faaliyetlerine zorunlu olarak son verildiği kaydedilmiştir. Cumhuriyet hükümetinin gerçekleştirdiği yeni yapılanma çalışmaları içinde konu tekrar ele alınmış, 1923 yılında kuruluş kararı alınan Dernek, “Türkiye Hayvanları Koruma Derneği” adıyla 6 Mart 1924 tarihinde resmi olarak tekrar başladığı faaliyetlerini bugüne kadar sürdürmüştür.
1950'li yıllardan sonra dernek sayılarında artış görülmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında (1926) kabul edilen “Hayvan Islahı Kanunu" daha çok hayvancılığın geliştirilmesi ve salgın hastalıklarının önlenmesine yönelikti. Cumhuriyet Döneminde, hayvanlara kötü muameleye karşı Türk Ceza Kanunu’nun 521 (Hayvanlara kötü muameleye karşı para cezası ve hapis cezası) ve 577' nci Maddeleri (Hayvanlara kötü muameleye karşı para cezası) işleme konuldu. Hayvan haklarına yönelik hukuksal iyileştirmeler ise Avrupa Birliği'ne adaylık süreciyle birlikte gündemde daha fazla yer almaya başladı. Genel olarak kötü-uygun olmayan kümes hayvancılığı, kötü muamele, şiddet, öldürme ve çeşitli çevresel sorunlar Türkiye' deki belli başlı hayvan hakkı ihlalleri şeklinde görülmektedir. Bu kötü uygulamalar yönelik olarak i dari para cezasının uygulandığı hukuksal yapıya dair çeşitli eleştiriler de yapılmaktadır.
Türkiye’de hayvanları korumaya yönelik milletlerarası düzenleme, “Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi” dir. Türkiye söz konusu sözleşmeyi, 18 Kasım 1999 tarihinde imzalamış, 28 Kasım 2003 tarihinde ise onaylamıştır. “Hayvanları Koruma Kanunu” 24 Haziran 2004'te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi ve 1 Temmuz 2004'te T.C. Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kanunun amacı hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
Bununla birlikte kanunda, hayvanların mal olarak kabul edilmesi ve hayvanlara zarar verenlere uygulanan cezaların yeteri kadar caydırıcı olmadığı iddiaları nedeniyle hayvan hakları savunucaları kanunu 2007'den beri eleştirmekteydi. Bu doğrultudaki kanun değişikliği Temmuz 2021'de gerçekleştirildi.
2021'de kanunun on bir maddesi değiştirilirken, ayrıca kanuna beş madde eklendi. Bu değişikliklere göre hayvanlara yönelik öldürme ve cinsel saldırı eylemlerine hapis cezası getirildi; petshoplar da kedi ve köpek satışı yasaklandı, sahipli kedi ve köpeklere dijital kimlik zorunluluğu getirildi; tehlikeli kabul edilen hayvanların sahiplenilmesi yasaklandı, sirk ve yunus parklarının açılması yasaklandı.
Hayvanlarında aşıları ile sağlıklı olmalarını sağlamalıyız, bizler gibi onların da aşıları ve aşı takvimleri bulunmakta, biz bunların tam olduğundan emin olmalıyız.
KÖPEK VE KEDİ AŞI PROTOKOLLERİ İÇİN TIKLAYINIZ.
Kaynaklar:
http://www.khvhd.org.tr/FileUpload/ds303192/File/khvhd_ulusal_asi_rehberi.pdf
https://www5.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4631.html
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5199-20100611.pdf
